|
Görsel Medyanın Halleri !
Türkiye'de 90'lı yılların ikinci yarısı ve sonrasında görsel basının gelişmesi ve özelliklede T.V. kanallarının sayısının artmasıyla toplumun görsel duyusuna aşırı mesaj iletilmesi, dünyayı sadece görsel duyularıyla algılamaya başlayan bir toplumun oluşmasına katkı sağlamıştır diyerek yeni yazımızın konusuna hızlı bir giriş yapalım:-) Peki ne olmuştur bunun sonucunda, görsel duyumuzla aldığımız mesajlar ne işimize yaramıştır:-)
Toplum, hissiyatını kaybetmiş, sadece gözüyle gördüğü, güzel olarak algıladığı şeylere önem vermeye başlamış; sevgi, saygı, onur, haysiyet, gibi görünmeyen değerler daha bir görünmez olmuştur. Güzel bayanlar, sözde renkli hayatlar ön planda görünür olmuş (Boyalı basın-medya vasıtasıyla) ve bu sözde renkli hayatları yaşayabilmek için gerekli olan şöhret, para, mevkilere ulaşmak adına mücadelelere girişmeye başlamıştır yurdum insanı:-)
Ekranda gözükmek şöhret olmak uğruna, Biri Bizi Gözetliyor tipi yarışmaların elemelerinde kuyruklar oluşturan eğitimsiz yada sözde eğitimli işsiz gençler, bu programlardan bişeyler koparma ve de ezik egolarını şişirme gayreti içine girmekle kalmamış toplumdaki dönüşümün de habercisi olmuştur.
Popüler kültürün nasıl olursan ol, şöhret ol:-) gibi yazılı olmayan kuralları devreye sokulmuş ve T.V.lerde hatırlarsanız o dönemlerde birden parlayan ve sonra da ismini bir daha duyamadığımız karakterler sahneye sürülmüş ve ülke insanının zamanı bunlarla heba edilirken, toplumu ilgilendiren esas sorunlar gözden ve gündemden uzak tutulmaya çalışılmıştır.
Ayrıca o dönemlerde başlatılan Biri Bizi Gözetliyor tarzı 'gelin kaynana' programları da şu günlerde T.V.'lerde revaçta olan 'evlilik 'programlarının temelini hazırlamıştır diyebiliriz. Artık günümüzde yurdum insanı evlenmekten iş aramaya kadar TV programlarından medet umarak canlı yayınlara koşuşturmaya başlamış:-) eşiyle yaşadığı problemleri bile çıktığı canlı yayınlarda saatlerce konuşarak en mahremlerini ortaya dökmekten bile çekinmemiştir !
Büyük büyük TV kanalcıkları sözde, halkın sesi oluyormuşçasına eğitimli eğitimsiz yoldan geçen herkese:-) kapılarını açıp; saatlerce bunları konuşturarak, gerçekte halkın bütününü ilgilendirmeyen sadece Türk Halkının merak duygusuna hitap eden bu tip programlarla günü kurtarmaya çalışmıştır.
Suya sabuna dokunmayan holding destekli medya kuruluşları, böylelikle mevcut iktidardaki siyasi yapıyı zora düşürecek gerçek gündemleri ekranlara taşımayarak, siyasi iradeyle hem arasını sıcak tutmuş, hem de halkın sesiyiz (halkın sesini yansıtıyoruz) aldatmacasıyla halkın gözünde prim yapmaya ve güvenilirliliğini kaybetmemeye çalışmıştır. (Günümüzde de bu durum devam ediyor mu ? Onun yorumunu ise siz okuyuculara bırakıyorum!)
Peki bunları niye anlattık ! Bu anlatıklarımız bilinmeyen şeyler olduğu için değil elbette ! Resmin bütününü algılamamız için bunları tekrar hatırlamakta fayda vardı ! Ülkemizde, önce halkın yararı (çıkarı) gözetiliyorsa (Gerçek demokrasilerde böyledir) o zaman bu medya niye gerçekte halktan taraf olamamaktadır ve halka karşı bilgi kirliliği yaratılmasında ve gerçek gündemlerin gözden kaçırılmasında bir araç olarak kullanılmaktadır ! Bunu insanlarımızın sorgulaması yararına olacaktır.
Böylelikle ülkemizdeki hızlı gündem değişikliklerinin, insanlarımızda yarattığı kafa bulanıklığı biraz da olsa giderilecek ve herkes kendince, bazı sorulara gerçeğe yakın cevaplar bulabilecektir.
DÜMDÜMTEKE:-)
Bildiğiniz gibi Hadise, Türkiye'yi Eurovision'da Dümtektek isimli ingilizce yazılmış olan şarkıyla temsil edecek ! Ne var ki şarkının ingilizce olması nedeniyle bizi temsil edecek şarkının sözlerini çoğumuz algılamakta güçlük çekiyoruz:-) Malum herkes İngilizce bilmiyor:-) Bundan ötürü araştırmacı soruşturmacı gazetecilik örneği vererek:-) orta seviyenin altındaki İngilizcemle:-) bu şarkıyı ingilizce'den, sade bir Türkçe'ye çevirmeyi başardım:-)
Düm tek tek(Dümdümteke) - Alpay'ın çevirisi:-)
Bebeğim sen benim için bir eziyetsin, Bilette son rakama vuran amortiden betersin, Bu tüm zamanların en büyük talihsizliği, Otogarda öğrenci indirimi yapmayan firmadan betersin...
Aşkımızın sonsuza kadar süreceğinden korktum, Kredi kartı ekstrelerini görünce ürktüm, Çok iyi hissettirmiyor cebime açtığın delikler, Meteliksizliğe dümtektek kurşun attım...
Cebimdeki delikleri sen hissedebiliyor musun, Elimi attığım her para; paçama düşüyor görmüyor musun, Sanki limit yokmuşçasına yaptığın o alışverişler, Benim kalbimi korkudan dümtektek ettiriyor anlıyor musun...
Bebeğim alışveriş ekstrelerindeki haneleri okudum, Bu harcamalar Papua Yeni Gine halkını doyurur biliyor musun, Senin bana açtığın zararı kim kapatacak; lakin icralık oldum, İlanım var mecmuada, beni kurtaracak bir IMF arıyorum biliyor musun...
Cebinde delikler açtığın o pantolonum da yok artık, Bilir misin kalkarım sabaha ama sonra tekrar yatarım, Ev buz gibi dogalgazı ödeyecek para kalmadı artık, Hayallerimi battaniyeye sarar öylesine dalarım, Var ya Çılgınım; sana verdiklerime, ben aptallığıma yanarım...
Nasıl buldunuz:-) Bizi temsil edecek olan bir şarkının sözlerinin, bize uygun bir şekilde yazılmış olması gerekmez miydi sizce:-)
Son söz olarak; Yüreginde bir nebze olsun sevgi barındırabilen güzel insanlara selam olsun... İletişim:
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
-
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
'ALPAY'
Yasal uyarı: Kirklarelim.net'e ait olan haber ve yazılar kaynak gösterilmeden kullanılamaz...
Ekler: Merak edenler için, Hadise'nin Dümtektek isimli parçasının Türkçe gerçek çevirisi ve orjinali (ingilizcesi) aşağıda verilmiştir: ŞARKININ TÜRKÇE SÖZLERİ Bebeğim sen benim için mükemmelsin Cennetten hediyemsin Bu tüm zamanların en iyi hikayesi Filmlerdeki gibi buluştuk Sonsuza kadar süreceğini düşündüm ve bana yaptığın şey çok iyi hissettiriyor Meleğim uyanırım ve rüyalarımı yaşarım sonsuza dek çılgın senin için kalbimdeki ritmi hissedebiliyor musun vuruşlar düm tek tekliyor her zaman sanki limit yokmuşcasına yüksek sesli geri dönüş yokmuş gibi hissettiriyor kalbimdeki ritmi hissedebiliyor musun vuruşlar düm tek tekliyor her zaman dakika yokmuş gibi çıkıyor geri dönüş yokmuş gibi hissettiriyor bebeğim bütün cevapları okudum ekzotik hareketlerindeki sen tüm zamanların en iyi dansçısısın kimse senin öptüğün gibi öpemez sanki mesleğinmiş gibi, tadı çok güzel Meleğim kalkarım ve rüyalarımı yaşarım sonsuza dek çılgın senin için... ŞARKININ ORJİNAL (İNGİLİZCE) SÖZLERİ Baby you're perfect for me you are my gift from heaven this is the greatest story of all times we met in like in a movie so meant to last forever and what you're doing to me feels so fine angel I wake up and live my dreams endlessly crazy for you can you feel the rhythm in my heart the beats going Düm Tek Tek always out it like there no minute feels like there's no way back can you feel the rhythm in my heart the beats going Düm Tek Tek always out it like there's no minute feels like there's no way back baby i read all answers in your exotic movements you are the greatest dancer of all times you make me feel so special no one can kiss like you do as it is your profession feel so fine angel i wake up and live my dreams endlessly crazy for you can you feel the rhythm in my heart the beats going Düm Tek Tek always out it like there no minute feels like there's no way back can you feel the rhythm in my heart the beats going Düm Tek Tek always out it like there's no minute feels like there's no way back can you feel the rhythm in my heart can you feel the rhythm in my heart the beats going Düm Tek Tek always out it like there no minute feels like there's no way back can you feel the rhythm in my heart the beats going Düm Tek Tek always out it like there's no minute feels like there's no way back always out it like it no minute feels like there's no way back always out it like there's no minute feels like Düm Tek Tek
|
Yakın geçmişte, İstanbul'un Gaziosmanpaşa semtinde aynı adlı bir İlk Öğretim okulunda etkinliğe davetliydik bir kaç yazar. Gururla söylüyorum ki aramızda Çınar Yayınları sahibi Aydın Ilgaz(Rıfat Ilgaz'ın oğlu)eşliğinde -tüm kitapları ve harika "şov"uyla- değerli Sunay Akın da vardı. İki gün süren birlikte imza ve konuşmalarımızda ben de çocuklara -medya konusunda uyaran- bir örgütlenme çağrısı yapmıştım. Ertesi sabah gelirken bir -eski devrimci- yazar ağabeyim de beni uyarmak dostluğu(!) gösterdi ki ben, yeterince okul deneyimi ve sağ duyusu olan biriyken...konuşmalarımla kendime zarar verm**em konusunda uyarıydı bu. Oysa o yürekli okul müdürü de aynı gün sohbetimizde "Bu beşinci sürülmem ve geleli dört ay oldu ve en çok birbuçuk ay sonra yine sürerler biliyorum ama umurumda değil. Ben velileri ve çocuklarımızı eğitme yolundaki azmimden vaz geçmeyeceğim." demişti.
İşte burada -bir kez daha- seni ve sen gibi yürekli aydınlatmacıları alkışlıyorum.