| İda Dağı |
|
|
|
| Hülya Tozlu tarafından yazıldı | |||
| Pazar, 17 Mayıs 2009 16:05 | |||
|
BAŞLI BAŞINA BİR SANAT VE SANATÇI "İDA DAĞI" İda dendiğinde ilk anımsadığım; efsane(ler), şiirler...ve şair dostum Ruhan Mavruk ki anarşist-eylemci bir toplumcu yazar. Şimdilerde de dünyaca ünlü nü fotoğrafçısı Niko Guido geliyor usuma ama kuşkusuz toplumca yaşadığımız güncel kaygı(larımız)...İda; yani kaz dağı, Biga Yarımadası'nın güneydoğusunda; Ayvalık-Balya yönündeki eksende bir masif; yani en'lerden oluşmuş yer...Jeolojik(yer kabuğu), morfolojik(biyoloji), iklim ve toprak yapısından ötürü zengin bitki örtüsüne sahip. Böylece de oksijen üreten bir merkez. Biga Yarımadası’nın en yüksek kütlesi. Baba Dağı(1767m.), Karataş(1774m.), Sarı Kız(1726) ve Kırıklar(1710m.) en zirvedeki tepeleri. Deniz ve kara iklimlerinin beraberliğinde Çanakkale Boğazı’na yakınlığı poyraz ve imbat oluşturarak hava akımı sağlıyor. Böyle olunca da İda’ya vejetasyon baskınlık getiriyormuş. Yani dünyada az rastlanan genelde odunsu ve eczacılıkta kullanılan pek çok (endemik) bitki türünü bir arada yaşatıyor. İda denildiğinde bilinen 5000 yıllık tarihi geçmişi ve zenginliği de yadsıyamayız. Dağ eteklerini saran körfezi, turizme uygun ve hizmet veren kıyılarını söylemeye de gerek yok. Öyleyse nedir bu neo-liberal tamah(ımız)? Nedir altın?...Para mı; buyurun alın zeytinini yan ürünleriyle de artırın zenginliğinizi…Güzellikse pırıltı saçan işte doğası ve verdiği turistik hizmet…geçmiş tarihi değerleriyle. Para ve rahatlatma değeri ile ölçüle(meye)cek bol oksijeniyle de biz canlıları yaşatan. MTA’nın ön etütleri 5203 kg. altın rezervi gösteriyormuş ve değeri 160 milyon YTL. Olarak hesaplanmış. Karşı konulan değerlerin ederini neden hesaplayan yok!?...Var tabii. Duyarlı toplumumuz bu konuda da dirençli.Sivil toplum örgütleri, belediyeler, çevre örgütleri ve köylüler –sondaj çalışması yapan şirketlerin üretime geçip çevreyi tahrip etmemesi için- Çanakkale mitingi düzenledi. Ne yazık ki yeni Maden Yasası’nın ÇED (Çevresel Etki Değerlendirilmesi) raporu almayı kolaylaştıran maddelerinin iptali için CHP’li milletvekilleri 2004 yılında Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapmış ama hâlâ değerlendirilmemiş. DSP Balıkesir milletvekili Prof. Dr. Hüseyin Pazarcı –Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi Güner’e maden aranması ile ilgili- yazılı soru önergesi vermiş; “Çanakkale’den Balıkesir’e uzanan Kaz Dağları’nda oluşmuş milli parklar ve zeytinliklerde maden araştırılması sürüyor mu?” Diye ve “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun’la Milli Parklar Kanunu’na aykırı değil mi?” sorusuna yanıt istemiş.Edremit Körfezi’nde 15, Çanakkale Bölgesinde de 19 belediyenin katılımıyla –altın madeni aranmasını önlemek amaçlı- “Marda Dağı ve Kaz Dağı Belediyeler Birliği” kuruldu. Oysa ki Edremit Belediyesi; su sıkıntısını çözme projesini 2008’le Kaz Dağlarından musluklara taşınması üzerinden düşünüyor. Ama ne yazık ki Kanadalı bir şirketin de Bayramiç’te sondaj izni gerçeği?!...Yok edilmesinin yanı sıra çevre kirliliği oluşacak. Söze sanat ve sanatçıyla girdiğimde; yine bir sanatçı olan Niko’dan söz etmiştim. Niko Guido…sanatçı duyarlılığıyla “Küresel ısınma ve siyanürlü altını protesto” için ilk çekimini Kaz Dağları’nda yapmış. “Çevre için çıplak hareket” adlı projesine önce 7 kişi yanıt vermiş ama iş çekimlere geldiğinde 4 kişi katılmışsa da bunların 3’ü de vaz geçmiş. Sonuçta; 24 yaşındaki Sahne Sanatları öğrencisi bir kızımız –gerçekleşmesi için- katkı vermiş. Ne yazık ki o da, adını veremiyor. Çünkü toplum değerlerimiz hâlâ alt kültürlere dayalı. Niko’ya göre –Avrupa’da böyle bir proje için- binlerce insan seve seve soyunur. Kimse de “Ayıp değil mi, neden soyundun?” Demez. “Doğayı; bu şekilde katletmeye devam edersek –gelecekte- giyinik veya çıplak olmamızın bir anlamı kalmayacak.” Düşüncesinde. Aynı düşüncelerle; katılabilmeyi isterdim…katkı için. 150 çekim için bedensel yıpranmaları da göğüsleyen kızımızla 18 seçki fotoğraf çıkmış. Altın çalışmalarını protestoya katkı amaçlı soyunan kızımızın çevre duyarlılığı lise yıllarında başlamış ve hatta Bergamalı köylülerin savaşımında da yer almış. Duyarlı kızımız; insanların gözlerini parmaklamak için soyunduğunu söylerken –gerekirse- her zaman katkı verebileceğini avazlıyor. Olağanüstü bir bitki örtüsüne sahip olan Kaz Dağları oksijeniyle dünyanın en temiz havasını oluşturuyor. Aynı zamanda doğası ve tarihiyle de turizme hizmet veriyor. Buradaki altın rezervinin 250-300 ton olduğu sanılıyormuş ve ne yazık ki 36 noktasında 10 firma –yıllardır- altın, bakır, kurşun ve çinko gibi madenler için ruhsatlı sondaj yapıyormuş…
Yasal uyarı: Kirklarelim.net'e ait olan haber ve yazılar kaynak gösterilmeden kullanılamaz...
Favorilere Ekle
Sık Kullanılanlar
E-posta ile Bildir
Okunma: 1229 Yorumlar (4)
![]()
...
Yazan Serhat Can, Haziran 01, 2009
slm. Yazılarınız için tşk ederim. Emeğinize sağlık. ben her ne kadar reklem şirketi sahibi olsamda aslında mesleğim maden mühendisliği. bu da bir başka yazı konusu olsa gerek
. yani türkiyede kendi mesleğini yapabilenlerin sayısı çok az herhalde. neyse konumuza döneli; üniversitede hocamıza şöyle bir soru yöneltmiştim; hocam dedim türkiyede birçok petrol yatakları ve diğer maden yatakları var olduğu halde neden çıkarılmıyor? hocamızda şu cevabı verdi; dünyadaki rezervlerin bitmesi bekleniyor ve biz daha sonra çıkarıcaz rezervleri )) ne kadar komik değilmi? yorum artık size kalmış.... tekrar yazı için teşekkür ederim. hoşçakalın.
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +2
...
Yazan hlytzlu, Haziran 01, 2009
Zerafetiniz için çok teşekkür ederim. En azından -kendi penceremden- iyimser alıngan olarak bakmayı yeğliyorum ve hocanıza benzer koşutlukta kendi hocamdan bir tümceyi ekliyorum; "Su akar, Türk bakar...!?"...
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +2
...
Yazan hicran, Haziran 06, 2009
evet hocam haklısınız su akar türk bakar ama halkımız bergama protestosu ile sesini çok duyurdu bu siyanür ve altın arama konusunda diğer protes tolar biraz daha sesiz ve devamsız kaldılar sanırım yazınız için sizi kutluyorum ve verdiğiniz bilgi için teşekkür ediyorum. ama toplum olarak hepimiz bu gibi girişimlere destek vererek elimmizdeki değerlere sahip çlkmalıyız...saygılar
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +2
... Yazan Ferdi Kurtbayram, Haziran 10, 2009
Değerli yazılarınız ve yorumlarınız için teşekkürler... Sizin gibi değerli bir insanın yazılarımı beğenmesi çok hoş... Açıkçası bir süredir yazamıyorum... Ama yorumlarınız beni kamçılıyor... Sevgiyle kalın...
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +2
Yorum Yazın
|
|||
| Son Güncelleme: Perşembe, 12 Ağustos 2010 11:32 |
Forum Son Mesajlar
yetvart 8.1.2010 20:04 |
muhterem 7.12.2009 19:17 |
buse 29.12.2009 9:53 |
admin 7.12.2009 19:09 |
admin 7.12.2009 19:33 |
admin 7.12.2009 19:04 |







. yani türkiyede kendi mesleğini yapabilenlerin sayısı çok az herhalde. neyse konumuza döneli; üniversitede hocamıza şöyle bir soru yöneltmiştim; hocam dedim türkiyede birçok petrol yatakları ve diğer maden yatakları var olduğu halde neden çıkarılmıyor? hocamızda şu cevabı verdi; dünyadaki rezervlerin bitmesi bekleniyor ve biz daha sonra çıkarıcaz rezervleri