| 2009'la Yeni Bir Merhaba ! |
|
|
|
| Hülya Tozlu tarafından yazıldı | |||
| Çarşamba, 07 Ocak 2009 04:02 | |||
|
Özel günlerde kutlama kartlarımı ellerimle hazırlamayı seven biri oldum bugünlerin teknolojik götürülerine(!) kadar. O zamanlar da sevdiğim ve başarılı olduğum derslerin öğretmenlerine kart atardım yağ çekmiş olmamak için. Yeni yıla girerken(1966/1967) yine böyle yapmıştım. Kart attığım kimi öğretmenlerimden biri de resim öğretmenim olmuştu her zamanki gibi. Öğretmenimiz dersliğimize geldiği ilk yeni yıl dersinde önce bir kart çıkarıp gösterdi. Bu benim yolladığım karttı. İkiye katlanmış kırmızı karton ve ön yüzünde renkli elişi kâğıtlarından kesilip yapıştırılarak oluşturulmuş otlar ve çiçekler arasında bir ceylan. "Bu kartın sahibini arıyorum, bulamadım. Girdiğim her derslikte soruyorum...?" Dediğinde derslikte kıpırdanıp gülümsemelerle birlikte "Bu bizim Hülya olmalı." mırıltıları yayıldı. Ben ayağa kalktım. Öğretmenimin teşekkürünü ve o anki mutlu ifadesini bugün gibi anımsıyorum. "Çok mutlu oldum çocuğum. Bunca yıllık öğretmenim ama ilk kez böyle el emeği bir kart alıyorum ve bu kartı -tarihi bir vesika gibi- saklayacağım." Demişti.
Bugün resim hobi olarak sürmekle kaldı ne yazık ama ilk kitabımın ardından Evrensel Gazetesi'nin ilk yılı(1996/1997)arka sayfanın konuk yazarı oldum. Sunay Akın, Can Yücel, Kemal Özer, Sennur Sezer, Adnan Özyalçıner gibi değerlerin arasında gündeme değgin kara-mizah türü konuk yazar oldum. Sonraki yıllarda da zaman zaman yazılarım yayımlandı yine Evrensel ya da değişimleriyle gelen Emek Gazetelerinde...
Aynı yıl içinde yeni bir roman bitirdim ama tabii ki çok öncelerden yazdığım çocukluk anılarımın romanlaştırılmasıyla oluştu. Çünkü bir yarışma çıkmıştı karşıma. "Bu Yayınevi"nin edebiyat kitaplarına soyunma çabasıyla hazırladığı bir yarışmaydı.Yarışma sekiz yaş çocukları içindi. Sanata ve sanatçılığa çok ciddi soyunduğumdan öncelikle empati kurmuş, kendi çocuk bakışımdan yola çıkmıştım. Dokuz jüri vardı ki Sennur Sezer hocam da Gülten Dayıoğlu da aralarında yer alan değerlerdi. Ancak romanım derecelendirilmedi. Tüm jüri ortak paydada "Bu dosya bir harika ama sekiz yaş için ağır. Ancak ilk gençliğe önerilebilir ve fakat kesinlikle basılmaya değer bir eser." kararı bildirmiş. Kısacası o kategoride "Ödüllü Kitaplar" arasında yer alarak basıldı ve beni ünlendiren -özellikle Türkçe öğretmenlerinin Çocuk serisinden çıkan kitap kapağı içerikle örtüşmediğinden yine de yeterince buluşamıyordu asıl okuruyla ve bu yüzden üçüncü baskıda yeni bir kapakla sunuldu. Umulduğu üzre bugün internet sayfalarında "Dünya Çocuk Klâsiklerine Aday" roman olarak tanıtılıyor.
Değerli okurlarım; Hülya Tozlu'yu tanıtmayı sürdürmek umuduyla yeni buluşmalara kadar esenlikle kalın ve dilerim en güzellikler 2009'da ardınızı bırakmasın.
Favorilere Ekle
Sık Kullanılanlar
E-posta ile Bildir
Okunma: 2212 Yorumlar (0)
![]() Yorum Yazın
|
|||
| Son Güncelleme: Perşembe, 12 Ağustos 2010 11:35 |








