GTranslate

English Bulgarian Chinese (Simplified) French German Italian Japanese Romanian Russian Turkish
Herkes kendini aldatıyor ! PDF Yazdır e-Posta
Alpay tarafından yazıldı   
Salı, 02 Aralık 2008 07:48

Kirklarelim.net'te yazılarıma bir süre ara vermiştim ama yine karşınızdayım işte! Kurtulduğunuzu sanmıştınız değil mi? Benden kurtulmak o kadar kolay değil desem! "Nerdesin seni unutmak kolay mı beni bagırtmak kolay mı söyle nerdesin" diye haykırmış bi zamanlar ünlü Türk Düşünürü İsmailYK:-) Siz de beni aradınız, özlediniz:-) Hayatınızda bir boşluk yarattı yokluğum:-) farkındayım:-) Yeni yazılarımın olmadığı zaman zarfında sitemizi ziyaret edip haberleri sitemizden takip ettiyseniz eğer zaten benimle kalmışsınız demektir:-) Naçizane haber editörü olarak buralardaydım yine:-)
 
Bu gereksiz:-) giriş kısmından sonra olayları geliştirip sonrada sonuca bağlayalım isterseniz! Bu yazımızın konusu 'güven' olsun, daha doğrusu güvenmeme! Daha da açarsak, 'insanlara güven duymama' Biraz daha açarsak bu sitenin yazarına bile güvenmeme! Siz her ay yazacak sanıyordunuz terez 4 aydır yazmıyor:-) O terez kim oluyor anladınız siz!(Ben bea)... Hiç yazmamaya karar vermiştim ama site yönetimi beni kandırdı işte bi şekilde:-) 2 toner 2 top yazıcı kağıdı, 10 boş DVD Cd'sine kandık bakalım:-) hayırlısı...
 
Konumuz insanlara güvensizlik üzerine olunca, bunu günümüz ilişkilerinden bağımsız olarak işleyemeyiz sanırım... Çünkü en fazla güvensizlik duygusal ilişkilerde yaşanıyor ve bu güvensizliği yaratan sebepler biraz da etraftaki kötü örneklerden kaynaklanıyor! Mesela bir bayan güvenip sevgisine inandığı erkek arkadaşından darbe yedi mi, başlıyor içindeki zehirini etrafındaki diğer bayan arkadaşlarına akıtmaya:-) kızlar ben aldatıldım, zaten bu erkeklerin hepsinin köküne kibrit suyu:-) erkek milleti degil mi hepsi aldatır bunların:-) aylardır ikimizi birden idare etmiş aşağılık:-) Bu konuşmalardan etkilenen diğer bayanlar da; bak neler oluyor yav, acaba benimki de beni aldatıyor mu, sevgilime fazla güveniyorum çok mu safım ben acaba, gerçekten beni seviyor mu yoksa benim sonum da böyle mi olacak, diye düşüncelere kapılmaya başlıyor:-) Her akşam izledikleri dizilerin çoğunun ana konusu da (çaktırmadan) gayrimeşru ilişkiler ve aldatmalar üzerine kurulduğundan, bu dizilerde bilinçaltına verilen mesajların etkisiyle de (her erkek aldatır düşüncesi), bayanların mantıklı bir gerekçeye oturmayan güvensizlikleri ve şüpheleri paranoyaya dönüşebiliyor!
 
Ya erkekler, bayanlardan farklı mı sizce ? Erkek cinsi de darbeyi yedi mi o da içindekini döküyor etrafındaki cinslerine:-) Bu kadınların hepsi vefasız, bir çift renkli göze bir gülüşe satarlar seni. Bu kadınlar yok mu hepsi güce tapar! Lafta aşık olacak duygusal erkek ararlar ama aslında güçlü erkeği severler, (güçten kasıt; para, mevki, nufustur) seni iki dakikada satarlar:-) Eskisini unuttum derler seninle yaralarını sararlar sonra bir bakmışın eskisinin kollarına koşmuş yine:-) Vs. vs. cümleciklerle bayanlara olan güvenlerini:-) dile getirirler !

Bu düşünceler çevreden edinilmiş kalıplaşmış düşünceler olabileceği gibi, başlarına gelmiş olaylardan yani yaşadıklarının bir sonucu olarak da edinilmiş düşünceler olabilir. Ama bu düşünceler, ayrılıklarda yada aldatıldığını düşündüğü zamanlarda kişinin dilinden dökülür genelde... İlişki devam ederken canım cicim denir riyakarlıklarla gerçek düşüncelerin ve sevgisizliklerin üzerleri örtülür. Sahte sevgi portreleri çizilir. Havalarda 'seni seviyorum' sözcükleri uçuşur:-)

İmkanımız olsa da bir cafeye falan otursak oradaki çiftlerin hepsinin konuşmalarına aynı anda tanık olsak:-) O zaman sanırız ki bulunduğumuz o mekan Romeo ve Julyet'lerle dolu:-) Sevgi boş sözlerden ibaret olsaydı ne ayrılıklar yaşanırdı ne de aldatmalar! Yani söylenen sözlerdeki sevgi gerçek sevgi olsaydı!!! Sevgi kanıt ister, bedel ister, mücadele ister, emek ister. Ve günümüzde yaratılan bu güvensizlik ortamında bu saydıklarımızın hepsini birden ister!

Ama günümüzün çarpık dengelerinde aşk eşittir güzel yada yakışıklı biriyle görünebilme yada daha ilerisi; karşındakinden koparabileceğin kısa yada uzun vadeli çıkar, imkan, güç, hayalindeki yaşama kavuşabilme olarak algılanmaya başlanınca sevgi falan hikaye kalıyor... Duyguları riyakarlığa batırıp üzerine sevgi kremasını sürüp karşındakine yedirebiliyorsan amacına ulaşıyorsun amacın her neyse!
 
Gelelim evlilerin aldatmasına, o ise tam bir facia:-) Ya sevmeden evleniyorlar (bir üst paragrafta saydığım sebepleri de gözönüne alın!) yada sevgim bitti diyerek saygıyı da bitirip evliliğin evrensel sözleşmesine aykırı davranıyorlar ! Hele bazıları "İyi günde kötü günde hastalıkta ve sağlıkta seni aldatacağıma söz veriyorum" diyerek imzayı atmışlar sanki:-) Evlilik aileyi, aile de toplumu meydana getiriyor. Sağlıklı bir toplum için de sağlıklı evlilikler olması o toplumun geleceği için önem arzeden bir durum olsa gerek !
 
Günümüzde duygusal ilişkilerden ticari ilişkilere kadar insanın var olduğu her yerde malesef güvensizlik havası esmektedir! İnsanların bu birbirlerine olan güvensizlikleri son yıllarda artık şehirlerden en uzak kırsallara, köylere kadar yansımasını göstermektedir!  Riyakarlık, yalan, düzenbazlık, insanları kandırma, hayatın normal bir parçası haline gelmiş ve yadırganmayan alışılmış bir durum olarak algılanır olmuştur...

Örneğin Anadolu'da, eskiden yolculuğa çıktığınızda konaklamak için öyle otel motel aramaya gerek kalmazdı, tanrı misafiri denilip oradaki beldede köyde yaşayanlar tarafından misafir edilebiliyordunuz sorgusuz sualsiz... Bu güvensizlik ortamı artık dağdaki çobana kadar sirayet ettiği için artık bu da mümkün olamıyor! O bölgelere program ve çekim yapmak için gelen televizyoncuları ayrı tutalım! Onları televizyondan tanıdıkları için güven sorunu yaşanmıyor:-) Ama dışarıdan gelen her yabancıya, "bu bizi ne şekilde çarpmaya-tokatlamaya geldi?" gözüyle bakar olmuşlar:-) Kimseye güvenleri yok, hele pazarlama yapmak için gelen pazarlamacılara:-) Abarttığımı düşünenleriniz varsa 'memleket.com.tr'de yazar İsmail Detseli'nin bu söylediğime örnek oluşturan yazısını okuyabilirsiniz.

(Yazının linki: http://memleket.com.tr/author_article_detail.php?id=2190&uniq_id=1228633671)
 
Toparlamak gerekirse, kimsenin kimseye güveninin kalmadığı ve bunun haklı gerekçelerinin de olduğu bir toplumda yaşamına devam etmek zorunda olan bireylere, ben hangi olumlu mesajı vererek bu yazıyı bitirmeliyim diye düşünmek içimden gelmiyor açıkçası:-) Bir mesaj vermek gerekiyorsa eğer o mesaj şu tek cümlede gizli: Allah hepimizin müstahakını verecek:-) 
 
(Bk: müstahak; hak etmiş, hak kazanmış, layık. Bir kimsenin layık olduğu ödül ya da ceza.)
 
Son söz olarak;
Yüreğinde bir nebze olsun sevgi barındırabilen, güzel insanlara selam olsun...


İletişim: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir - Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir   'ALPAY'

 

Yasal uyarı: Kirklarelim.net'e ait olan haber ve yazılar kaynak gösterilmeden kullanılamaz...

Bookmark with:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
Yorumlar (7)Add Comment
...
Yazan Ataman, Aralık 02, 2008
sevgili dostum yazını okudum çok güzel olmuş,herkesin kendini aldatmadığı bir gün dileğiyle.
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +0
...
Yazan FİDANKA, Aralık 02, 2008
Çalı dibinde,ot dibinde canlı türk sinemaları oynanıyor.Bu gün benimle oynanan sahne,yarın bir başkasıyla oynanıyor.Bizler türk örf,adet ve geleneklerini,asıl benliğimizi unuttuk açıkçası.İşte,aşkta,her yerde güvensizlik kol geziyor.Bu güvensizlik kavramını gündeme taşıdığımız gibi yine bizler gündemden silicez.Kimsenin güvensiz kalmaması dileğiyle.CANIM...YİNE DERİN BİR MEVZUYU KALEME ALMIŞSIN.YİNE MUHTEŞEMSİN.YAZILARININ DEVAMINI DİLİYOR.SEVGİ VE SAYGILARIMI GÖNDERİYORUM
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +0
...
Yazan FIdanim, Aralık 02, 2008
ellerine gonlune saglik,yazini okudum cok onemli bi mevzuya dokunmussun yine... guven ole bi seyki insani ucurumada goturur(yanlish guven),insani arzusunada yetishdirir(dogru guven).!gunumuzde insanlarin kendisine guveni kalmamish,baska birine guvnmek daha zor gibime geliyo...hele hele ask konusunda...sevgi guzeldir ama dogru insani bulduysan onu hic kayb etm**ek icin elinden gelen her fedakarligi etmek gerek...(AZERBAYCAN bakuden,SEVGILERLE) smilies/smiley.gif
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +0
...
Yazan Nurhan, Aralık 02, 2008
Aslında yorum yapılacak pek birşey bırakmamışsın Alpay. Haklısın, bunu demek acı verici ama gerçekler acı. Hayatta kendinden başka kimseye güveni olmayan biri olarak, kimseye açık kapı bırakmıyorsun ve başını yastığa koyduğunda hiç sorunun kalmıyor. Duygusal ilişkilere gelince isteyen istediği yere gitsin sadece saklı gizliye gelemiyorum işte. Neden anlayamıyorum da çok düz bir insanım aklım ermiyor tilkilere. Amannn kendine güven yeter zaten dahasını da boşver gitsin.....
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +0
...
Yazan pervin, Aralık 03, 2008
slm alpay yazi cokk iyi olmus.... guven konusu gercekten insan iliskilerin de insanlarin icinden barindirmadigi bir duygu oldu artik... sende bunu cokk guzel anlatmisssin ... iyi bir konu secimi olmus .. bir dahaki yazinda guven konusu gibi konularla bizimle kalemini paylasmani isterim.... basarilarinin devamini diler........ almanya koln den kucak dolusu sevgiler yolluyorummmmmmmm smilies/smiley.gif smilies/smiley.gif
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +1
...
Yazan admin, Aralık 15, 2008
Sitede bişey unuttum ama ne unuttum diye düşünüyodum meğer sana yorum yazmayı unutmuşum smilies/smiley.gif çok güzel bir konuya deyinmişin ellerine sağlık bence güvensizliğin bi diğer kaynağı ekonomik şartlar bu şartlar bi nebze duygusal ilişkilerede yansıyo insanının cebinde parası olunca güveni yerine geliyo şöyle bi laf var param var huzurum var huzur = güven
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +0
...
Yazan htozlu, Aralık 17, 2008
Sevgili Alpay, yakınmaların toplumun ortak paydası günümüzde ama sorun sistemden kaynaklı. Böyle olunca "çiğ süt emmiş insanoğlu" nu suçlamak da çözüm değil. Finali çok güzel yapmışsın. Aslolan İNSAN olabilmek ve tabi "sevgi" nin tanımını doğru yapabilmek...seninse gelir!...
Olay bireyin aynayla yüzleşebilmek gibi bir sorumluluk taşıyabilmesinde yatıyor bana göre. Kendine saygı yolunda öz eleştiriyi elden bırakmadan bilgeleşme erdemi görev(imiz) var sayılmalı. Yoksa sevgi emek istediği kadar da karşılık beklemeden verebilmektir. İyi günde kötü olasılıkları da unutmadan davranmak kendimize iyi davranmak olur. Kuşkusuz gerçek aşkta acının tanımı olanaksız da olsa yaşanan güzelliklerin değerini koruma sabrı da var olacaktır. Güzelse yaşanmışlıklar...her şey sonlanmaya mahkûm değil mi şu fani dünyada.
Ben senin üzerinden güzelliğe hizmet edenlere teşekkür ediyorum yine de kendi adıma.
Güzel yüreğin acımadan yaşa dilerim.
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +0

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
eksi not | artı not

busy
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Ağustos 2010 11:27