Üye Girişi
Yazarlarımız

- Pozitif Düşünelim (YENİ)
- 'Su' (MASAL)
- Sihirli Toprak (MASAL)
- Barış Ormanı (MASAL)
- Yaramaz Sıpa (MASAL)
| Çocuk Yazınında Şiddet Ve Din - 4 |
|
|
|
| Hülya Tozlu tarafından yazıldı | |||
| Salı, 07 Şubat 2012 10:28 | |||
|
Çocuk Yazınında Şiddet Ve Din -4 Bu alıntının hemen ardından Fadiş'ten örnek sunmak istiyorum: (Fadiş; Kurtuluş Savaşı sırasında, kucakta ve sırtta taşınan, dört-beş yaşlarındaki bir çocuğun okul yaşına kadar süren, yazarın ağzından aktarılmış öyküsü.) "Cemile(Fadiş'in annesi), 'Beni annemle kabul ettiğin için seninle evlendim.' Diyemedi çünkü Kâmil Beye bunu bir kez söylemiş, ondan güçlü bir tokat yemişti." (Sayfa.13) Fadiş, yaşlı nineyle eve kilitlenerek bırakılan bir çocuk. Ninesinin tanıklık ettiği ölümüne 'Su içti, uyudu.' Diye yorum getiriyor ama annesi: 'Nine öldü Fadiş. Kimsesiz kaldık. ' Yanıtını veriyor ağlayarak. Fadiş -annesiyle babası arasında kalmış- gözü yaşlı bir çocuktur... Bu romanla çocuğa; sınıf farkının ne olduğu da yaşatılmış. Romanın içinde efendiler ve köleler var. Neredeyse aralıksız süren örnekler sayfalar boyunca devam ediyor. Sayfa 72'de beş yaşında bir çocuk -sabah ezanı sırasında- derenin buzlu sularında çocuk bezi yıkıyor. Cehaletin, boş inancın tutsağı insanların ve şiddetin şiirini yazan bir şair var. Adı; Lerzy Kosinski. "Boyalı Kuş" adlı romanını okumuşsunuzdur. Ben finali, kesintilerle bitirebilmiştim. Çünkü okumaya yüreğim dayanmamıştı. Fadiş bana bu romanı anımsatıyor. Boyalı Kuş'ta anlatılan; altı yaşında bir çocuğun öyküsü. O da 2.Dünya Savaşı sırasında başıboş kalmış. Bir köyden diğerine geçip duran, eziyetlere uğrayan bir kahraman. Ne var ki bu roman kesinlikle yetişkinler için yazılmış. Yazımın birinci bölümünde söylediğim gibi; ben bir öğrenciyim. Uzmanların izleyicisiyim.
...devam edecek. Çocuk Yazınında Şiddet Ve Din - 1 Çocuk Yazınında Şiddet Ve Din - 2 Çocuk Yazınında Şiddet Ve Din - 3
Hülya TOZLU
Yasal uyarı: Kirklarelim.net'e ait olan haber ve yazılar kaynak gösterilmeden kullanılamaz...
Favorilere Ekle
Sık Kullanılanlar
E-posta ile Bildir
Okunma: 184 Yorumlar (0)
![]() Yorum Yazın
|
|||
| Son Güncelleme: Salı, 07 Şubat 2012 10:37 |




2000 yılı Tüyap Kitap Fuarında çocuk yazarı Aytül Akal'ın masaya düşüremediği kolu geliyor usuma. Özellikle MEB(Milli Eğitim Bakanlığı)'in yayımladığı çocuk ürünlerinden örnekler sunarken, şiddet ögelerinde elini havada tutacağını söyleyip, izlememizi istemişti. Ne yazık ki paneldeki zamanı kolu asılı halde geçti. Tüm bunlar şiddetle tartışılsa da "Kör kör! Parmağım gözüne." örneği; bir ürünün ısrarla sürümünün anlamı nedir? Ben, bu sorunun yanıtını Gülten Dayıoğlu'nun kendi ağzından vermek istiyorum: "İstediğimiz; sevgi dersi konulsun, bütün okullarda okutulsun, öğrenciler ırk, din, dil ayırmadan insan olmaya yönlendirilsin." (Gülten Dayıoğlu'yla söyleşi /Güngör Şenkal/Yankı.info/sayı 8)