Üye Girişi
Yazarlarımız

- Oku, oku.. Budur, sonu!
- Ruhların çırpınışı
- Siyasi irade(sizlik)
- Ben bir küçük karıncayım...
- Kendinize bir iyilik yapın
| Sessiz Çığlık |
|
|
|
| Ferdi Kurtbayram tarafından yazıldı | |||
| Pazar, 03 Ağustos 2008 11:16 | |||
|
Merak etmek, haberdar olmak, ilgi çeken konulardan bilgi sahibi olmayı istemek, insanın doğasında vardır. Çağlar boyunca "iletişim" insanoğlunun en önemli "aracı" olmuştur. Hiç şüphesiz en önemli kitle iletişim aracı da gazetedir. Hani şu sabahları bayilerden aldığınız 1 adet ulusal, 1 adet spor gazetesinden bahsediyorum. "İçerisinde hiçbir şey yok" dediğimiz, burun kıvırdığımız, yerel gazetelerden bahsetmiyorum bile… Ne gereği var değil mi? (!) Bundan haftalar önce yerel basın çok büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldı. Ya da karşı karşıya kaldığını zannetti. Kamu İhale Kanunu'nda yapılması planlanan değişiklik ile yerel basının "ihale yayınlama hakkı" elinden alınıyordu. Yapılan açıklamalar doğrultusunda Yerel basına verilen hakların zayi olmayacağı belirtildi. Fakat bir gazeteci olarak bu süreçte, yerel gazetelerin ellerinden gelen her türlü tepkiyi göstereceğini ve haklarını sonuna kadar savunacaklarını düşündüm. Açıkçası Önadım Medya Grubu'nun bu konuda üzerine düşen görevi fazlasıyla yerine getirdiğine inanıyorum. Ancak nedense yerel basının genelinin bu konuda sessiz kaldığı inancındayım. Yerel basın adeta sessiz bir çığlık attı, ama kimse duymadı. Duymak için çaba da sarf eden yok açıkçası… Öyle ya ulusal basının tekelciliği bu ülkeye yeter de artar bile… Peki yerel basını, "yerel basın" yapan nedir hiç düşündünüz mü? Teknolojinin her geçen gün daha da kendini aştığı, iletişim araçlarının birbirleriyle yarıştığı, internet ile dünyaya bağlanmanın mümkün olduğu bir çağda yaşıyoruz. Mantıklı bir pencereden baktığımız zaman, gerçekten de gazete "gereksiz bir araç" gibi kalıyor. Olaya bir de şu pencereden bakalım; Yaşadığımız bu şehir ile ilgili en taze bilgileri öğrenmeyi kim istemez? İlimiz ile ilgili son gelişmeleri, her sabah okuyabileceği bir gazeteden öğreniyor olması fikri müthiş gelmiyor mu kimseye? Bir Kırklarelili olarak, yaşadığı şehrin sorumluluğunu üstlenen bir birey olarak, "haberdar" olma hakkınız yok mu? Belki bu kanun değişikliği değil ama yerel basına olan bu ilgisizlik onu bir gün yok edecek. Kim bilir? Yerel basının attığı bu sessiz çığlıklar duyulur hale geldiği zaman, belki bir şans doğar. Gazeteyi gazete yapan nitelikli içeriğinin yanı sıra, hitap ettiği kitle ile de ölçülebilir. Eğer kendi gazetelerimizi örnek verecek olursak, elbette ki hitap ettiğimiz kitle "Kırklareli Halkı"dır. Bugün çok cüz-i miktarlara satılan sayfalar dolusu reklâmı "haber okuyorsunuz" diyerek kitlelere sunan zihniyet, başka amaçlar peşinde kıvranmaktadır. Yerel basın sessiz bir çığlık atıyor, ama kendisi de duymuyor. Yerel basın sessiz bir çığlık atıyor, peki siz okuyucular duyabiliyor musunuz?
Favorilere Ekle
Sık Kullanılanlar
E-posta ile Bildir
Okunma: 2416 Yorumlar (0)
![]() Yorum Yazın
|




