GTranslate

English Bulgarian Chinese (Simplified) French German Italian Japanese Romanian Russian Turkish

Yazarlarımız

Ferdi Kurtbayram

 Yazarın toplam 17 yazısı bulunuyor. Tüm yazılarını görmek için tıklayın. Tüm Yazıları (17)
Bu maili iletmezsen... PDF Yazdır e-Posta
Ferdi Kurtbayram tarafından yazıldı   
Cuma, 08 Ağustos 2008 23:30

“Yaşadığımız yüzyıl artık, teknoloji çağı” sözü, artık klişe hale gelmiş, birçok konuşmacının “İlerleyen ülke, gelişen global dünya” tanımlamasına en güzel uyan betimleme olmuştur. Ancak bu lafın arkasına saklanarak, anti-sosyalleşen hayatımızda, kaybettiğimiz değerler ve adeta bilgisayarların kölesi olarak bulunduğumuz konum, insanların yüz yüze değil de, küçücük bir kamera aracılığı ile iletişim kurmamızı sağlar hale geldi.

Elbette zaman çok acımasız olabiliyor… Hiçbir şey artık eskisi gibi kalmıyor… Eskiden radyo vardı, şimdi televizyon var… Eskiden video kaset vardı, şimdi DVD var… Eskiden mektup vardı, şimdi “mail” var…

Ancak merak etmeden duramıyorum, acaba elektronik-posta denen bu alâmeti farikayı sadece biz mi amaçsız bir şekilde kullanıyoruz?

***

Bir zamanlar sadece, iki bilgisayarın birbirine olan bağlantısını sağlamak amacıyla sistemleştirilen “internet”, daha sonra dünyanın en büyük iletişim ağı haline geldi. Sonrası zaten çorap söküğü… msn, mail, chat, web sayfaları derken, internet hayatımızın vazgeçilmez unsurlarından biri oldu. Hatta zorunlu bir yaşam tarzı şeklini alarak, başından ayrılamayacağımız, ayrılırsak adeta bir dizi felaketlere yol açacağımız bir tehlikeye dönüştü. Tıpkı cep telefonları gibi… Cep telefonunuzu kaybettiğiniz zaman dünya başınıza yıkılmış gibi olmaz mısınız? Birçok kişi sizi arayacak ama ulaşamayacak... Rehberde kayıtlı numaraları bir daha nereden bulacaksınız? Bir de pahalı bir telefonsa, yandınız…

İşte tüm bu felaketler zinciri, teknoloji ile tüketim çılgınlığının ne kadar ayrılmaz iki dişli çark olduğunun bir göstergesidir. Bir çark dönmeye başladığı zaman, diğeri de mecbur hareket edecektir. Cep telefonu, bilgisayar, mp3 player gibi elektronik cihazlar, birer lüks ihtiyaç olmaktan çıktı. Ve bizler zaten kullanmakta olduğumuz cihazın bir üst modeli çıktığı zaman koşa koşa gidip onları satın almaya devam ettiğimiz sürece, birileri yeni yeni absürd modeller çıkarmaya ve cebini de doldurmaya devam edecektir. 

***

İnternet tarayıcısının kullanıcılara sunduğu en büyük imkân hiç kuşkusuz e-mail, yani elektronik postadır. Hani şu kâğıdı kalemi elimize alıp, duygularımızı döktüğümüz, sevdiğimize, yakınımıza, dostumuza yazdığımız satırları daha sonra bir zarfa koyup postaladığımız mektupların, elektronik olanı… Postaneye gidip, mektup gönderdiğimiz günler artık çok gerilerde kaldı… Sahi merak ediyorum, hala mektup yazan var mı acaba? Şu satırları yazan ben dâhil en son ne zaman mektup gönderdiğini hatırlayan var mı acep?

“Tabi canım, ne gereği var! Sevdiğimiz kişi şu anda bilgisayarın başında… Değilse bile, akşama kesin bakar posta kutusuna… Posta kutusu da artık bilgisayarın içinde… Teknoloji ne kadar ilerledi yahu…”

Artık bir mail adresiniz yoksa iş başvurusu yapamıyorsunuz, kişisel kartınızda mail adresiniz yoksa kartınızı verdiğiniz kişinin size gülme ihtimali oldukça yüksek… Ve elbette mail adresi olmadan internette istediğiniz her yere kolayca giremiyorsunuz…

Tüm bunlara eyvallah… Ama sanırım teknolojinin bu mucizesini (!) amaçsızca kullanmanın patenti yine bize ait… Gereksiz ne varsa birbirimize mail yolu ile göndermeyi ülke olarak çok sevdik… “Bu maili 10 kişiye gönder, hemen mutlu ol”, “Bu maili iletmezsen, ölümü öp”, “Duydun mu? Bu maili ne kadar çok gönderirsen Microsoft sana para gönderecekmiş”, “msn paralı olacak, çabuk bu maili tanıdığın bütün şahsiyetlere yolla” vs…vs…vs…

Bir gün; cep telefonunuzu, bilgisayarınızı sizi siz yapmadığını hissettiğiniz tüm elektronik cihazlarınızı hiç açmayın… Dışarı çıkın ve şöyle bir gökyüzüne bakın… Ve kendi kendinize sorun; “Sahi ben en son ne zaman gökyüzüne baktım?”

Bookmark with:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
eksi not | artı not

busy