Üye Girişi
Yazarlarımız

- Oku, oku.. Budur, sonu!
- Ruhların çırpınışı
- Siyasi irade(sizlik)
- Ben bir küçük karıncayım...
- Kendinize bir iyilik yapın
| Siyasi irade(sizlik) |
|
|
|
| Ferdi tarafından yazıldı | |||
| Cuma, 05 Haziran 2009 11:31 | |||
|
Bir insanın verdiği kararlar, sorumlu olduğu kişilerin geleceğini de büyük oranda etkiler. Bu kararın olumlu veya olumsuz etkilerinin getireceği sonuçlar, sorumlu olduğu insanların yaşam şartları ile doğrudan ilişkilidir. Yüzyıllardan beri siyasi liderler, işte böyle büyük bir sorumluluğu üstleniyorlar… Kimisi yanlış kararlar verdi, kimisi de doğru… Kimisi savaş açtı, "katil" dediler, kimisi barış yanlısı oldu, "korkak" dediler… Ama kişiliğini katmadan, görüşlerini yansıtmadan, sadece toplumu gözeterek verilen kararlar, her zaman "doğru" olarak nitelendirildi. "Toplum nasıl mutlu olur?" "Kaos yaratmadan kararları nasıl vermeliyiz?" "Ülke en iyi nasıl yönetilir?" "Makro ekonomi nasıl geliştirilir?" gibi daha birçok soru, beyinlerde doludizgin gezerken, bunlara cevap verecek tek irade; Siyasi iradedir... (Aman ha, siyasi "idare" ile karıştırmayın sakın! O Daha karışık bir konu) *** Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı ile başlattığı milli mücadeleyi, hep bir adım öne taşımak için çaba sarf etti. Geleceği gören bir lider olmasını sağlayan tüm özellikleri sonuna kadar kullandı ve hedeflerini bir bir gerçekleştirdi. Ülkenin yeni bir siyasi anlayışa sahip olması gerektiğini çok önceleri de biliyor ve bunu değiştirmek için kendisini geliştiriyor, güvendiği insanlara uyarılarda bulunuyordu. Cumhuriyet, ilke ve inkılâplar, devrimler… Ve daha sayamadığımız birçok "değişim" Türkiye'yi geleceğe oldukça "hızlı" taşıdı. Hepimiz Atatürk'ü seviyoruz. (Bazılarımız sever gibi görünse de) Işte böylesine bir liderin siyasi iradesinin gücünü tahmin edebiliyor musunuz? Verdiği kararların getirdiği sonuçları hepimiz tarih kitaplarından biliyor, görüyor ve hala yaşıyoruz. Hatta aldığı bir kararın sonucunu bazılarımız daha bugün keşfedebiliyor… Ulu Önder'in verdiği kararlar sadece, ülkenin değil, tüm dünyanın akışını değiştirdi… O'nun sayesinde herkes Türkiye'nin siyasi kimliğini kabul etti. *** Bugün bir ülkede, bir Başbakan toplumdan karşıt tepkiler almasına rağmen, sadece kendi çıkarlarını korumak adına başka bir ülkeye savaş açıyorsa bu siyasi irade değil, iradesizliktir… Amerika Birleşik Devletleri, zengin ekonomisi ve pek de parlak olmayan kısa tarihi ile nasıl oluyor da "dünyanın süper gücü" yakıştırmasını alıyor? Yoksa "fırsatlar ülkesi", bir şekilde kendi fırsatını yaratmak adına, savaş çıkarmayı göze alıyor da, zengin petrol yataklarını kucaklayarak mı "zengin" olmak istiyor? Dünya sadece tek bir adamın kararını, gözleri "fal taşı" gibi açılmış haldeyken dinledi. Ve hiç kimse bir şey yapamadı… Karar çoktan verilmişti… Hayatlar yok oldu… Herkes elinde çerez tabağı ile televizyonda bombalama, savaş ve ölüm haberlerini izledi. Peki sonuç ne? Siyasi irade(sizlik)nin getirdiği sonuç neyse o… Eli kanlı "Sam Amca" şimdi ne yapıyor biliyor musunuz? Koltuğu kaptırmamak için yeni yeni planlar üretmekle meşgul… Yorumlar (2)
![]() Yorum Yazın
|






Duyarlı yüreğinizin oynattığı kalemi/nizi kutluyorum. Nüansı doğru yakalayıp açımlamak en temel iyileştirmedir bana göre de. Üstüne üstlük duru ve düzgün dilinizi de keyifle okudum.
Uzun soluklu birlikteliklerde solunmanız dileğiyle...