GTranslate

English Bulgarian Chinese (Simplified) French German Italian Japanese Romanian Russian Turkish

Yazarlarımız

Ferdi Kurtbayram

 Yazarın toplam 17 yazısı bulunuyor. Tüm yazılarını görmek için tıklayın. Tüm Yazıları (17)
Güneşin doğuşuna küfreder olduk! PDF Yazdır e-Posta
Ferdi tarafından yazıldı   
Cumartesi, 27 Aralık 2008 13:23

“Umutsuzluk” insanın yakalanabileceği en büyük hastalıktır. Ruhen ölümcüldür… Kapıldığınız zaman, vazgeçtiğiniz zaman, geriye dönüş asla yoktur… Ve dünyanın en tehlikeli insanı; kaybedecek hiçbir şeyi olmadığını düşünen kişidir…

Umutsuzluğun başlangıcı ise karamsarlıktır… Şu an ülke olarak hepimizin taşıdığı bu duygu, bilinçaltımıza öyle bir yerleşti ki, güzellikleri göremez olduk… “Bu ülkede iyi şeyler de oluyor” diyeni elimizde sopayla kovalar hale geldik… Hâlbuki farklı gözlüklerle dünyaya baktığınız zaman, daha önce hiç görmediğiniz ya da hiç fark etmediğiniz şeyleri görebilirsiniz.

Örneğin; Ülkemizdeki bütün esnafların ağzından çıkan tek ortak cümle; “İşler kötü… Ve daha da kötüye gidiyor.”

Siftahsız dükkân kapatan, borçlarını ödeyebilmek için büyük güçlüklere katlanan, yani gerçekten “kazanamayan” esnaflara sözümüz yok… Ancak bir iş adamı hem kazanıyor, hem de hala papağan gibi “işler kötü” diyebiliyorsa, bu bilinçaltına yerleşen bir karamsarlık çipinin yarattığı etkiden başka bir şey değildir… Bu insanlar hayatları boyunca güneşin doğmasını istemezler ve çiçeklerden nefret ederler… Renkli gözlüklerini atıp kıran, siyah gözlüklerini takarak sonsuza kadar çıkarmamaya kararlı bu insanlar, umutsuzluk hastalığına yakalanmak üzereler… Bu tür insanların dükkânlarından alış-veriş yaparken alacağınız ürün hakkında fazla soru sormamaya çalışın… Başınıza bir şey gelmesin…

***

Makro konulara ise hiç değinmek istemiyorum… Ülke ekonomisinin her geçen gün giderek kötüye gitmesi, ekonomik değerlerimizi kaybetmemiz, gelir dağılımındaki eşitsizlik, işsizlik, siyaset, terör vs… vs… vs… kafamız her gün bunlarla doluyor (ve dolduruluyor) zaten…

İşte çizilen bu karanlık tablolar, insanın ister istemez suratının asılmasına ve hayata bakış açısının olumsuz yönde etkilenmesine sebep oluyor.

Günün stresi ile yeterince dolduktan ve eve geldikten sonra bir hata yapıp televizyonunuzu açarsanız, daha da karamsar oluyorsunuz…. Kaynaklarını nereden sağladığı bilinmeyen ve sürekli kıyamet alameti gibi felaket çığırtkanlığı yapan haber ile haber programlarından tutun da, sürekli acı ve nefret empoze eden dizi filmlere, sinema filmlerine kadar, hatta sevgilisinden ayrıldı diye intihar etmeyi düşünen şarkıcının şarkılarına kadar herkes, ama herkes karamsarlık yaymaya devam ediyor…

***

Peki, bir devlet dairesine girdiğiniz zaman, suratı asık memurlar arasından güler yüzlü bir memur sıyrılıp, size yardımcı olduğunda hiç sevinmediniz mi? Ya da kaybolduğunuz zaman yolda birini görüp adres sorduğunuzda ve size doğru adres tarif edildiğinde memnun olmadınız mı?

Sizin ya da yakınınızın başına bir kaza geldiği zaman ve hiç tanımadığınız birisinden yardım gördüğünüz zaman; “Şu dünyada ne kadar iyi insanlar var” diye düşünmediniz mi? Ülkemizde yatırımsal açıdan büyük bir başarı yakalayan işadamlarımız ile hiç övünmediniz mi? Televizyonda en sevdiğiniz film ya da en sevdiğiniz şarkı çıktığı zaman kendinizi mutlu hissetmiyor musunuz?

Güneşin doğmasından siz de şikayetçi misiniz yoksa?   

Bookmark with:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
Yorumlar (1)Add Comment
...
Yazan hlyatozlu, Aralık 30, 2008
Kendi öz değerlerimize sadık kalarak -"şükretme" absürtlüğüne düşmeden- var olana teşekkür etmesini bilmemiz gerek bence de...kültürümüze sığdıramadığımız bu erdemliliği arkaya atıp hazıra ŞÜKÜR olmayana TÜKÜR egomuzla kaçınılmaz sonuçları değiştiremeyiz. İNSANsak, VARsak; her yaşta da önce kendimizden, sonra çevremizden sorumlu olmak ilkesinde duruş sergilemeliyiz. Kendi üstümüzdekilere öykünüp altımızdakilere bakmadan yakınmak bencilliğimizin dik alâsı. Derler ya "Balığa gitmeden balık var mı yok mu bilemezsin." Diye...Bana da kimileri hırslı olduğumu söyler. Oysa tam tersi salt kendisiyle yarışan ama çok azimli biriyimdir bu balık söylemi örneği. Allah beni de normal yaratmışsa zekâ olarak denemeden geçmem öncelikle. Başaramazsam "Denedim ama beni aştı." Diyerek kabullenirim tembellik etmeden ve yakınmaya gerek bırakmaksızın.
Kaleminize saygılarımı iletiyorum yürek dostu arkadaşım.
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +1

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
eksi not | artı not

busy